Türkiye Cumhuriyeti

Kinşasa Büyükelçiliği

Bilgi Notları

Ekonomik ve ticari ilişkiler, 24.03.2016

Ahdi zemin

Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ile ikili ekonomik ilişkilerimizin ahdi zeminini, 16 Haziran 1983 tarihinde imzalanan Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşması ve Ticaret İşbirliği Anlaşması oluşturmaktadır. Bu anlaşmaların onay işlemlerinin 7 Temmuz 1986’da tamamlanmıştır.

 

İkili ticaret verileri

KDC’deki siyasi istikrarsızlık, ekonomik etkinliklere ilişkin hukuki mevzuattan kaynaklanan güçlükler, coğrafi uzaklık, bölgedeki ticari riskler, iki ülke işadamlarının birbirlerini yeterince tanımamaları, Türkiye ile KDC arasındaki ticari ilişkilerin gerçek potansiyelini yansıtmaktan uzak kalmaktadır.

KDC ile dış ticaret hacmimiz 2012 ve 2013 yılları arasında 64 milyon ABD Doları seviyesinden %57,8 oranında artarak 102 milyon ABD Doları seviyesine erişmiştir. 2015 yılında ise 163 milyon ABD Doları düzeyine ulaşmıştır. KDC’den ağırlıklı olarak bakır ve kereste ithal edilmektedir. KDC’den olan ithalatımızın artışı Türk sanayisinin ihtiyaç duyduğu katot bakır ithalatından kaynaklanmıştır. İthalatımızın diğer kalemlerini ağaç ürünleri, kauçuk, canlı hayvanlar ve ahşap malzemeler oluşturmaktadır.

KDC’liler dışında Lübnan, Yahudi ve Hint kökenliler olmak üzere, KDC’de mukim yabancı işadamları da Türk pazarına yönelmeye başlamışlardır. Yıllardır Güney Afrika Cumhuriyeti, Batı Avrupa ülkeleri, Dubai, Hong Kong’dan ithal ettikleri ürünleri yerli tüketiciye pazarlayan işadamları, Türk iş çevreleriyle temasa geçerek, gittikçe daha fazla Türk ürünü ithal etmektedirler. Anılan işadamlarının, çoğu kez, ithal ettikleri Türk ürünlerini, Batı Avrupa’da mukim firmaları vasıtasıyla KDC’ye sevkettikleri görülmektedir. Kongolu ve yabancı uyruklu işadamlarının, ithalat için Türkiye’yi tercih etmelerinin başlıca nedenleri, Kinşasa’da ticari işlemlerin Dolar üzerinden yapılmasından dolayı, Euro’nun güçlenmesi karşısında, alışageldikleri Avrupa pazarlarının çekiciliklerini kaybetmesi; Uzak Doğu kökenli ürünlerin ucuzluğu ile birlikte kalitesiz oluşudur. Dönem içinde çok sayıda işadamı, daha önce Dubai, Güney Afrika, Nijerya ve Belçika’dan aldıkları ürünlerin Türk malı olduğunu görmeleri üzerine Türkiye’ye yöneldiklerini söylemişlerdir.

Son metal ürünleri, elektrikli makine ve cihazlar, gıda ürünleri, hububat,  tekstil ve konfeksiyon ürünleri, beyaz eşya, gıda, temizlik, nalburiye ve yapı malzemesi, otomotiv yedek parçaları gibi ürünler başlıca Türk malları olarak göze çarpmaktadır. KDC’den ağırlıklı olarak bakır ve kereste ithal edilmektedir. KDC’den olan ithalatımızın artışı Türk sanayisinin ihtiyaç duyduğu katot bakır ithalatından kaynaklanmıştır. İthalatımızın diğer kalemlerini ağaç ürünleri, kauçuk, canlı hayvanlar ve ahşap malzemeler oluşturmaktadır.

Yıllar itibariyle, KDC ile ikili ticaretimize ilişkin TUİK verileri aşağıda sunulmaktadır:

                                                                       ABD Doları

YILLAR

İhracat

İthalat

Denge

Hacim

2000

751.000

330.000

+ 422.000

1.081.000

2001

1.004.000

220.000

+ 785.000

1.223.000

2002

1.079.000

45.000

+1.034.000

1.124.000

2003

1.012.000

30.000

+ 982.000

1.042.000

2004

2.118.000

30.000

+2.088.000

2.148.000

2005

2.164.000

76.000

+2.088.000

2.240.000

2006

4.012.000

548.000

+3.464.000

4.560.000

2007

4.051.000

1.164.000

+2.887.000

5.215.000

2008

8.727.000

882.000

+7.845.000

9.609.000

2009

14.444.000

6.178.000

+8.266.000

20.622.000

2010

13.870.000

3.170.000

+10.700.000

17.040.000

2011

31.777.028

18.933.010

+12.844.018

50.710.038

2012

23.862.923

40.887.872

-17.024.949

64.750.795

2013

39.257.135

63.111.254

-23.854.119

102.368.389

2014

41.052.000

198.247.000

-157.195.000

239.299.000

2015

32.137.769

130.719.511

-98.581.742

162.857.280

Yatırımlar

Yabancı yatırımcı için dünyanın en zor koşullarını sunan KDC’de, Türk işadamlarının yatırım yapabilmeleri için KDC mevzuatını iyi bilmeleri gerekmektedir. Ayrıca,  çoğu kez rüşvet talepleriyle karşılaşılması sözkonusudur. Ancak, yatırımlar konusunda da esas sorun, ticarette olduğu gibi, Türk işadamlarının yatırımlarını korumak için bu ülkede belirli bir süre yaşamaları gereğidir. Güvenlik riskleri, yerli yabancı tüm işletme sahiplerini endişelendirmektedir. Tüm bu sorunlara karşın, yabancı işadamları KDC’deki işlerinden kazanç sağlayabilmektedir. Siyasal istikrarın göreceli olarak sağlanması sonucunda, madencilik ve iletişim sektörleri başta olmak üzere doğrudan yabancı yatırımlarda büyük bir artış yaşanmıştır.