Türkiye Cumhuriyeti

Kinşasa Büyükelçiliği

Bilgi Notları

Kongo Demokratik Cumhuriyeti maden sektörü, 21.08.2009



Sektörler temelinde ekonominin görünümü

 

Ülke ekonomisi temel olarak GSMH’nın yarısını karşılayan ve nüfusun büyük bölümünü istihdam eden tarımsal sektöre dayanmaktadır. Sömürge döneminde ülke önemli bir tarım dışsatımcısı iken, günümüzde ticari tarımcılık neredeyse sona ermiştir. Yalnızca Kivu Vilayetindeki ticari amaçlı kinin ve kahve üretimi sürmektedir.

Ekonominin parasal sektörü, kereste ve madenler başta olmak üzere doğal kaynakların işletilmesinden oluşmaktadır. Kongo Nehri’nin büyük hidroelektrik potansiyeli bulunmakta olup, Aşağı Kongo Vilayetindeki Inga Barajının geliştirilmesiyle tüm Güney Afrika’ya yetecek enerji üretimi gerçekleştirilmesi mümkün olabilecektir. Artan yatırımlar sonrası madencilik sektörünün GSYİH’ya oranı 2007 yılında %14’e çıkmıştır.

Ekonominin tüm sektörlerinde, 1965-1997 yılları arasında Mobutu dönemindeki kötü yönetim ve sistematik yolsuzlukların etkisi görülmektedir. 1990’lı yılların sonunda yaşanan iç savaş ve bunu izleyen Geçiş Döneminde sözkonusu uygulamalar büyük ölçüde sürmüştür. Ülkenin altyapısı tahrip olmuş olup, büyük çaplı yeni yatırımlar yapılmasına gerek duyulmaktadır.

 

Büyük kentlere göç eden milyonlarca Kongolu, kayıt dışı sektörde küçük çaplı faaliyetelerle yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır. Uluslararası mali kuruluşların hükümet üzerindeki denetimleri ve donör ülkelerin katkılarıyla gerçekleştirilen altyapı yatırımları ile başta iletişim olmak üzere bazı sektörler kısmi olarak kayıt altına alınmış olmakla birlikte, ekonomi büyük ölçüde kayıt dışı olmayı sürdürmektedir.

 

 Sanayi Üretimi[1]                                            (Aksi belirtilmedikçe 1000 ton)

 

 2003

 2004

 2005

 2006

 2007

 Bakıra

 16

 19

 26

 36

 96

 Kobalta

 8

 10

 8

 11

 18

 Elmas (milyon karat)

 27,0

 29,5

 35,2

 28,5

 28,2

      Sanayi üretim

 7,8

 7,9

 8,4

 2,5

 1,0

      Zanaatsal üretim

 19,1

 21,6

 26,8

 26,0

 27,2

 Altın (kg)

 819

 1.202

 2.244

 230

 yok

 Petrol (milyon baril)

 9,2

 10,1

 9,2

 9,0

 8,8

 Kereste (bin metre küp)

 93

 108

 134

 151

 213

 Buğday unu

 154

 185

 184

 186

 179

 Bira (milyon litre)

 157

 203

 252

 301

 288

 Meşrubat (milyon litre)

 99

 130

 156

 162

 129

 Çimento

 331

 402

 511

 530

 530

 Elektrik (milyon kilovayt)

 5.980

 6.922

 7.128

 7.633

 7.543

 Liman trafiği (kargo)

 1.458

 1.811

 2.071

 2.183

 2.330

      Yükleme

 201

 345

 397

 429

 515

      Boşaltma

 1.257

 1.466

 1.674

 1.753

 1.814

a Yabancı madencilik firmalarının üretimi dahil edilmemiştir.

 

 

Tarım ve ormancılık

 

Belçika’dan bağımsızlığını kazandığında Afrika’nın en fazla tarım ihracatına sahip ülkesi olan KDC’de, 80 milyon hektar ekilebilir arazi ve elverişli iklim şartlarına rağmen, savaşlar ve insani krizler nedeniyle tarım sektöründe büyük bir gerileme yaşanmıştır. Kahve, 1995’te yılda yaklaşık 288 milyon Dolar dışsatımla, elmastan sonra ülkenin 2’inci en önemli gelir kaynağıyken, savaşın başlamasıyla, üretimi her yıl azalmış ve 1990 yılında 102 bin ton olan üretim 2005 yılında sadece 32 bin ton olarak gerçekleşmiştir. 1989 yılında 11.500 ton olan kauçuk üretimi 2003 yılında 2.307 tona, aynı dönemde palmiye yağı üretimi 76.150 tondan 5.800 tona düşmüştür.Yine 2004 itibariyle 4 milyon hektarlık sulanabilir arazinin yalnızca 13.500 hektarı sulanmaktadır. Savaştan en çok etkilenen Kivu vilayetleri ile Ituri bölgesindeki tarım arazilerinin %80’inden fazlası kullanılamaz hale gelmiştir.

 

GSYİH’nın %40’ını meydana getiren ve işgücünün %75’ini istihdam eden tarımda üretim halen çok düşük bir düzeydedir. İstikrar ve güvenliğin sağlanması, iç göçmenlerin geri dönüşleri ve ulaştırma altyapısının iyileştirilmesiyle birlikte, tarım üretiminin artarak, dışsatım içindeki payının yükselmesi beklenmektedir. Ancak, tarım sektöründe bu aşamada bir canlanma görülmemektedir. Temel tarım ürünleri kahve, kakao, palmiye yağı, kauçuk, manyok, mısır ve tütündür. Manyok ve doğu bölgelerinde mısır temel gıda maddesi olarak yetiştirilmektedir. Kaydadeğer bir tropikal meyve üretimi yapılmakla birlikte, ülkenin bozuk ulaşım altyapısı bunların pazarlanmasına engel olmaktadır. Gerikalmış düzeydeki hayvancılık, Kivu Vilayetlerindeki yüksek yaylalarda yoğunlaşmaktadır. Kongo Irmağı ve kolları üzerinde zanaat düzeyinde balıkçılık yapılmaktadır. Et, balık, sebze, tahıl gibi temel gıda maddelerinin büyük bir bölümü yurt dışından gelmektedir. Şeker, şeker kamışından üretilmektedir.

 

128 milyon hektar doğal orman arazisi ile KDC dünyanın ikinci en geniş yağmur ormanlarına sahiptir. Dünya yağmur ormanlarının %10’u, Afrika ormanlarının %45’i KDC’dedir. Ülke topraklarının %50’sinden fazlasının ormanlarla kaplıdır. 100.000 hektarlık bir arazide gerçekleştirilen ormancılık faaliyetinin tamamına yakını endüstriyel nitelikte olup, zanaat ile geçimini sağlayanlar %2 düzeyindedir. 1998 yılında 244 bin m3 kereste üretimi gerçekleşmiş, bunun 149 bin m3’ü dışarıya satılmıştır. Bu tarihten sonra ormancılıkta keskin düşüş yaşanmış ve 2002 yılında üretim 45 bin m3’e kadar düşmüştür. Daha sonra yeniden artan üretim 2006 yılında 166 bin m3’e ulaşmıştır. Buna karşın kayıtdışı kereste üretiminin, kayıtlı üretimin yaklaşık 10 katına tekabül ettiği ifade edilmektedir.

 

Madencilik

 

1970'li yıllarda madencilik sektörü kamulaştırılmıştır. Yeni yatırım yapılmamasına, yolsuzluk ve kötü yönetime rağmen, sektör ülkenin en büyük gelir kaynağı olmayı sürdürmüştür. 1980'lerde GSMH'nın %25'ini oluşturan maden sektörünün payı 2001 yılında %7'ye düşmüştür. Kamu iktisadi teşebbüslerinin çöküşü ve kayıdışı zanaatsal üretimin artışı bunda etkili olmuştur. 2001 yılından sonra bu oran artmaya başlamış ve 2006 yılında %16'ya çıkmıştır. Madencilik, son dönemde yapılan yatırımlarla büyümenin motoru haline gelmiştir.

 

Ülkede elmas, altın, bakır, kobalt, demir, koltan[2], uranyum, çinko ve gümüş gibi madenler çıkartılmaktadır. İhracatın yarısından fazlasını başta elmas olmak üzere madenler oluşturmaktadır. 2002 yılında kabul edilen yeni Maden Yasasıyla KDC maden sektörüne yabancı yatırımcıların girmesine olanak sağlanmıştır. Böylece KİT'lerin maden sektöründeki tekeli sona ermiştir. Devletin denetimini artırmak için Madencilik Bakanlığı'nın siyasi denetiminde faaliyet gösteren Maden Kadastrosu (Cadastre Minier-CAMI) kurulmuştur. Maden Kadastrosu ülkedeki tüm maden sahalarının işletilmesine ilişkin izinlerin verilmesinde yetkili kurum olarak örgütlenmiştir.

 

KDC maden sektörüne yatırım yapmak isteyen yabancı firmalar, farklı madencilik kolları için (elmas, bakır-kobalt, koltan gibi) ayrı ayrı oluşturulmuş KİT'ler ile ortaklık ilişkisi kurmak amacıyla doğrudan teklif götürebilmekte, bu sayede kiralanacak imtiyaz arazilerine yatırım yapabilmektedir. Ayrıca, sözkonusu KİT'ler bünyesindeki maden sahaları dışında kalan arazilerin işletim haklarını almak ve bu arazilerde etüt yapmak üzere doğrudan Maden Kadastrosu'na başvurabilmektedirler. İmtiyaz sözleşmelerinde hisse payları %80 yabancı yatırımcı, %20 KİT olarak belirlenmektedir. Sektördeki yabancı yatırımcılar arasında Belçika, GAC, ÇHC, ABD, Hindistan, Fransa firmaları bulunduğu kaydedilmektedir. Öte yandan gerek zanaat düzeyinde gerekse büyük ölçekli işletmelerde, KDC'nde yerleşik Yahudi ve Lübnan kökenli işadamlarının da etkin bir konumda olduğunu söylemek mümkündür.

 

Özellikle Geçiş Döneminde yabancı firmalarla imzalanan imtiyaz sözleşmelerinin KDC'nin aleyhine olduğu şeklindeki eleştiriler yöneltilmiştir. Yabancı firmalar, çökmüş olan KİT'leri yeniden faal hale getirerek madencilik üretimini canlandırdıklarını ifade ederken, diğer taraftan, KDC'nin en değerli kurumlarının çok düşük değerlere elden çıkarıldığı belirtilmektedir. Hükümet 2007 yılında bu eleştiriler karşısında 1997-2003 yılları arasında iç savaş sırasında imzalanan 63 maden imtiyaz sözleşmesini gözden geçirme kararı almıştır. Bazı firmalarla yeni sözleşmler imzalanırken, iki ay sürmesi beklenen süreç 2008 yılı sonuna gelindiğinde hala tamamlanamamıştır.

 

Katanga Valisi Moıse Katumbi, kayıtdışı Zanaatsal üretim yüzünden artış gösteren bakır ve kobaltın cevher halinde dışsatımını 2007 Mayıs ayında yasaklamıştır. Bunun yerine madenler kısmen işlenerek yarı-konsantre olarak satılacaktır. Mayıs 2008’de konsantre dışsatımını da yasaklayarak, madenlerin işlenmiş olarak satılması koşulunu getirmiştir. Böylece, uluslararası şirketlerin KDC madenlerini yerel olarak işlemek için yatırım yapmaya zorlanması ve ülkede kalan katma değerin artırılması amaçlanmaktadır.

 

 

- Bakır

 

1985-1987 döneminde yılda ortalama 480 bin ton bakır ve 15 bin ton kobalt ile 60 bin ton çinko üretildiği kaydedilmektedir. 1990'lı yılların başına kadar dünyanın lider bakır üreticileri arasında yeralan KDC'nde, 2000'li yılların başında üretim durma noktasına gelmiştir. Uluslararası piyasalardaki yüksek fiyatların da etkisiyle üretim yeniden artmaya başlamış ve 2007 yılında bakır üretimi 96.000 tonun üzerine çıkmıştır. Kobalt üretimi de bir önceki yıla oranla %17 düzeyinde artarak 2007 yılında 18.000 ton düzeyinde gerçekleşmiştir. Gerçek üretim düzeyinin resmi istatisliklerin 2 katı olduğu hesaplanmaktadır. Güney ve Kuzey Kivu ile Maniema Bölgelerinde üretilen koltan ve kasiterit madenlerinin büyük bölümü yasadışı yollardan Ruanda’ya kaçırılmaktadır. Bakır sektöründe faaliyet gösteren firmalar, üretim aşamalarına bağlı olarak katot (plaka halinde) ve külçe bakır veya konsantre maden cevherini yurtdışına satmaktadırlar. 

 

Katanga vilayetinde yoğunlaşan ve halen zengin rezervlere sahip bakır, kobalt ve çinko madenIeri, Gécamines isimli kamu iktisadi teşekkülü bünyesinde işletilegelmiştir. Geçmişte toplam dışsatımın %20'sini gerçekleştiren Gécamines’ın dışsatımdaki payı 2003 yılında %2'ye kadar gerilemiştir. Yeni maden yasasıyla Gécamines’ın elinde zarar etmekte veya atıl durumda olan pekçok maden işletmesine ABD, GAC, ÇHC, Kanada ve Belçika sermayesiyle yatırım yapılmıştır. Yabancı yatırımcılara tahsis edilen maden imtiyazlarından pay alarak yabancı sermaye girdisi sağlayan Gécamines’ın yönetiminde de yabancı yöneticiler yeralmaya başlamıştır. Gécamines Başkanı halen Kanadalıdır. Bakır sektöründe faaliyet göstermekte olan uluslararası firmalar arasında Anvil Mining Limited, First Quantum Minerals, Metorex (GAC), Sentinelle Global Investments (GAC) sayılmaktadır. Gécamines’ın yeniden yapılandırılmasına ilişkin çalışmalar sürse de, sözkonusu KİT'e ait az sayıda maden yatağı kalmıştır ve imzalanan imtiyaz sözleşmelerindeki payı %12-25 düzeyindedir.

 

-Elmas

 

KDC, Botswana'nın ardından dünyanın ikinci büyük ham elmas üreticisi konumunda olup, dışsatım gelirlerinin yarıdan fazlasını elmasdan karşılamaktadır. Elmas, KDC'nin Kasai vilayetlerindeki alüvyonal sahalardan çıkarılmaktadır. Ayrıca, Gbadolit, Katanga ve Kisangani'de de elmas madenleri mevcuttur. Kimberlit olarak adlandırılan elmaslar kalitelerine göre endüstri ve mücevherat olmak üzere iki ayrı işkolunda değerlendirilmektedir. 2004 yılında yapılan toplam üretimin yaklaşık %26' sı sanayi elmasıdır.

 

1990'ların başında uluslararası desteği yitiren Mobutu kaçak elmas ticaretinden elde edilen gelirlere bağımlı hale gelmiştir. Keyfi uygulamalar Laurent Kabila döneminde de sürmüştür. 2001 yılında iktidara gelen Joseph Kabila sektörün yeniden özelleştirilmesine öncülük etmiş ve 2002 yılında yasadışı gruplarca yapılan kaçak elmas ticaretinin önleme amacıyla sıkı denetimler öngören Kimberley Sürecine[3] üye olmuştur. 2003 yılında kaçakçılığı yolsuzlukları önlemek için Değerlendirme, Uzmanlık ve Belgelerne Merkezi {CEEC) kurulmuştur.

 

Kayıtlı zanaatsal elmas üretimi 2003 yılında 19 milyon karat iken, 2005 yılında 29 milyon karat, 2007 yılında 27 milyon karat olarak gerçekleşmiştir. 2005 yılındaki bu artışın temel nedeni, 2004 yılında elmas üreticisi olmamasına karşın önemli miktarda elmas ihraç eden Kongo Cumhuriyeti'nin (Brazavil) Kimberley Süreci kapsamında lisansının iptal edilmesiyle, başta KDC ve Angola' dan bu ülkeye kaçak elmas ticaretini azalmasıdır.

 

2007 yılına gelindiğinde kaydedilen düşüş ise, Angola’nın iki ülke arasındaki sınır sorunlarına misilleme olarak onbinlerce KDC'li elmas kazıcısını sınırdışı etmesi sonucu Kinşasa üzerinden gerçekleştirilen elmas ihracının azalmasından kaynaklanmıştır. Ayrıca,  Elmas madenlerini bünyesinde toplayan KİT olan MIBA (Minieres de Bakwanga) tarafından gerçekleştirilen sınai elmas üretimi 2006-7 yıllarında  durma noktasına gelmiştir.

 

Kasai merkezli dev maden kuruluşu MIBA, günümüzde teknolojik ve finansal güçlükler nedeniyle atıl bir pozisyondadır. Şirket nakit sıkıntısını aşmak için finansman arayışı içerisindedir. MIBA da tıpkı Gécanines gibi imtiyaz sözleşmeleri ve hisse paylaşım anlaşmalarıyla sermaye girdisi sağlamaya ve kuruluşunu yeniden yapılandırmaya çalışmaktadır. (Israilli Emaxon, Kanadalı SouthernEra, Güney Afrikalı De Beers) Elmas sektöründe MIBA gibi dev madenIerin yanısıra, sayıları 700 bini bulan elmas kazıcıları da bireyselolarak elmas çıkarma uğraşındadır. Bu kişilerce çıkarılan elmasların Çikapa (Batı Kasai), Kananga ve Mbuji Mayi (Doğu Kasai), Kisangani ve Kinşasa'daki yerel elmas simsarIarı aracılığıyla yurtdışına çıkarıldığı kaydedilmektedir.

 

-Altın

 

Kayıtlı altın üretimi çok sınırlıdır. (2004 yılında 657 kg.) Uganda ve Burundi'ye kaçak altın ticareti yaygındır. Güney Afrika'nın AngloGold Ashanti ve Avustralya'nın Moto Gold firmaları Doğu Vilayetindeki zengin Kilomoto altın yataklarıyla ilgilenmektedirler. Kanadalı Banro firması ise Güney Kivu Vilayetindeki Twangiza altın yataklarının işletilmesine ilişkin fizibilite raporunu tamamlayıp 2010 yılında üretime başlamayı amaçlamaktadır. Bölgedeki silahlı grupların varlığı nedeniyle bu tarihin gecikmesi olasılığı mevcuttur.

 

Endüstri, imalat sanayi ve tekstil

 

Düşük sanayi üretimi kimi temel gıda maddeleriyle, tarım ürünlerinin işlenmesine (un, şeker, bira, balık konservesi) ve inşaat malzemesi imalatına (2004 yılında 400 bin ton çimento) dayanmaktadır. İstikrarsızlık, savaşlar ve kötü yönetim, yatırımların ve sanayi üretiminin azalmasına neden olmuştur. İmalat sektörü, 1980 yılında GSYİH’nın %14’ünü sağlarken, bu rakam 2000 yılında %8’e düşmüştür. 2007 yılında sanayinin payının %12,2 düzeyinde gerçekleştiği kaydedilmektedir. 2003 yılından itibaren imalat sektöründe bir canlanma görülmekle birlikte,  büyümenin motorunu madencilik ve hizmet sektörleri oluşturmaktadır. Uluslararası donörlerin yeniden yapılanma projeleriyle canlanan inşaat sektörünün 2000 yılında % 4.2 olan payı 2006 yılında % 7.1’e çıkmıştır. ÇHC tarafından finanse edilecek büyük çaplı altyapı projelerinin yaşama geçirilmesi durumunda, sektörde büyük bir canlanma yaşanması beklenmektedir.

 

 

 

 

 

Enerji

 

- Petrol üretimi

 

KDC küçük bir petrol üreticisi olmasına karşın, ham petrol ülkenin ikinci önemli gelir kaynağıdır. IMF, 2005 yılında petrol dışsatımından sağlanacak toplam geliri 467 milyon dolar öngörmüştür. Üretim 2004 yılından beri düşmektedir. 2004 yılında 10,1 milyon varil petrol üretilmişken, 2007 yılında yıllık üretim 8,8 milyon varile (günde ortalama 24.109 varil)  düşmüştür.  Albert Gölü ve Kongo Nehri boyunca keşfedilmemiş yeni petrol rezervlerinin olduğu belirtilmektedir. Petrol rezervlerinin kanıtlanmış olmayanlarla birlikte 187 milyon varil, doğal gaz rezervlerinin ise 133 milyar fit/küp olduğu belirtilmektedir. Sektöre Fransız, ABD ve Japon şirketleri hakimdir. 2003 yılında ülkenin enerji ihtiyacının % 97’si petrolden karşılanmıştır.

 

- Hidroelektrik

 

Kongo Nehri ve kollarının oluşturduğu akarsu havzası, KDC’ni, dünyanın en fazla hidroelektrik enerjisi üretim potansiyeline sahip ülkelerinden birisi yapmaktadır. (100 bin mw) Yalnız, Matadi’deki Inga Barajı 45 bin mw kapasitesi ile tüm Güney Afrika’nın hidroelektrik enerji gereksinimi karşılayabilecek potansiyele sahiptir. Buna karşın halihazırda Inga Barajından yalnız 700 mw elektrik üretilebilmektedir. Bu yüzden ülkede elektrik sıkıntısı yaşanmaktadır. KDC halkının yalnız %6’sı elektiğe erişimi vardır. 2007 yılında Dünya Bankası Inga Barajının türbinlerinin rehabilitasyonu için 296 milyon dolar kredi vermiştir.

 

Kinşasa-Lumumbaşi arasındaki Inga-Shaba enerji nakil hattı, ülkedeki en önemli nakil hattı olma özelliğini taşımaktadır. Ülkenin genelinde elektriksiz birçok yerleşim bölgesi bulunmasına ve Kinşasa’da neredeyse her gün elektrik kesintileri yaşanmasına karşın; KDC, Inga Barajı’ndan  sağladığı elektrik enerjisini Kongo Cumhuriyeti (Brazavil) ve Zambiya üzerinden Güney Afrika Enerji Havuzu isimli bölgesel enerji şebekesine satmaktadır. Angola, Botsvana, Namibya ve Güney Afrika Inga III projesini geliştirerek 2000 mw elektirik üretmeyi ve Batı Enerji Koridoru Projesiyle bu elektriği satın almayı amaçlamaktadırlar. Projeye ilişkin etüdler ve finansman arayışları devam etmektedir.          

 

Ulaştırma

 

Ulaşım altyapısı, malların serbest dolaşımının ve ticaretin canlanmasının önünde büyük bir engeldir. Ülkede kara ulaşım altyapısı tahrip olmuş durumdadır. Büyük şehirler arasında karayolu bulunmamakta, mallar nehir veya hava taşımacılığıyla sevkedilmektedir. Buna karşın donör ülkelerin de desteğiyle KDC karayolu şebekesinin geliştirilmesi için çabalar sürdürülmektedir. Bu meyanda, 2007 yılında ÇHC ile imzalanan 9 milyar dolar tutarındaki anlaşma kapsamında, KDC maden zenginliklerinin işletirlmesinden gelecek gelirlerle, maden zenginlikleri ile tanınan Katanga Vilayeti Kasumbalesa KDC-Zambiya sınır kapısını Doğu Vilayeti Merkezi Kisangani’ye bağlayacak karayolunun yapılması öngörülmektedir.  

 

Sömürge döneminden kalan demiryolu ağı bakımı yapılmadığından kullanılmaz hale gelmiştir. Yalnızca, Katanga Vilayeti madenlerinin Zambiya ve Güney Afrika üzerinden dışsatımında kullanılan tren hattı işlemektedir. Trenler aşırı yük ve yolcuyla hareket etmektedir. 1 Ağustos 2007 tarihinde Ilebo seferini yapan tren raydan çıkmış, 100 kişi ölmüş, 120 kişi yaralanmıştır. ÇHC’nin yürüttüğü proje kapsamında Katanga Vilayetinin Kolvezi kentiyle Zambiya sınırındaki Dilolo arasındaki hattın bakımını ve modernizasyonu da kapsamaktadır. Dilolo üzerinden nehir yoluyla başkent Kinşasa’ya ve Angola üzerinden devam eden demiryolu hattıyla Lubito limanı üzerinden Atlas Okyanusuna ulaşım mümkündür. Böylece, Katanga Vilayetinin Zambia sınırındaki Sakania kenti ile ülkenin ülkenin batısındaki atlas okyanusu kıyısandaki Matadi Limanı birbirine bağlanmış olacaktır. ÇHC tarafından finanse edilen bu projenin 2010 yılında tamamlanması amaçlanmaktadır. İç savaş sırasında zarar gören Lubumbaşi-Kindu (maniema) hattı 2007 yılında hizmete girmiştir. Ancak ayda yalnız bir tren vardır. Hattın onarıma ihtiyacı vardır.

 

Başkent Kinşasa ile Atlantik Okyanusu arasında, Kongo Irmağı üzerindeki şelaleler nedeniyle,  nehir ulaştırmacılığı yapılamamaktadır. Bununla birlikte, doğuya doğru uzun mesafeli ırmak  taşımacılığı mümkündür. Kinşasa ile Kinsangani arasında yük ve yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Ülkenin başlıca limanı olan Matadi Limanının altyapısı eskimiş olup, idari ve bürokratik işlemler çok zaman almaktadır. Matadi ile Kinşasa arasında demiryolu hattı bulunmakla birlikte, çok yavaş ve emniyetsizdir. Matadi ile Kinşasa arasındaki tek yönlü karayolu, AB ve Dümya Bankasının projelerine karşın, bakımsız durumdadır.

 

Hava taşımacılığı ise çok pahalı olmasına karşın, ulaşım altyapısının yetersiz olması, güvensizlik ortamı ve ülkenin büyüklüğü nedeniyle, yolcu ve kargo taşımacılığında en çok kullanılan ulaşım yöntemidir. Ülkenin iç kesimlerine mal taşımakta kullanılan 50’den fazla özel havayolu şirketinden çoğu eski Sovyet yapısı ve düzenli bakımları yapılmayan kargo uçakları kullanmakta olup bunlar zaman zaman kaza yapmaktadırlar. Devlete ait iki havayolu ile özel sektöre ait Congo Air Lines (CAL) ortaklığıyla kurulan Hewa Bora ulusal şirket konumunda olup, iç uçuşlar yanında Güney Afrikaya seferler düzenlemektedir. Hewa Bora dahil KDC’li havayolu şirketlerinin AB havasahasını kullanmalarına AB Komisyonu tarafından izin verilmemektedir. 2008 yılında Hewa Boraya ait bir uçak Goma Havalimanından havalanamayarak bir pazaryerine çakılmış, 47 kişi ölmüştür.

 

Genel olarak, yurtdışından gelen mallar ülkeye havayolu veya Atlantik Okyanusu tarafındaki Matadi, Boma ve Banana limanlarından girmektedir. Bunların ilk 2’si Kongo Irmağı üzerindeki sığ su limanları olduklarından büyük tonajlı gemiler buralara demirleyememektedir; okyanus üzerinde olan Banana limanı ise yeterli değildir. Kongo Nehri’nin en faal limanı olan Matadi ile Kinşasa arasındaki su ulaştırması ırmaktaki şelaleler nedeniyle gemilerin seyrine müsait olmadığından, mallar Kinşasa’ya karayoluyla getirilerek ülkenin geri kalan bölümüne sevkedilmektedir. Komşu Angola ve Kongo Cumhuriyeti limanlarına ulaşan malların da KDC’ye sevkedilebildiği bilinmektedir. Matadi-Kinşasa arasında navlun bedelleri oldukça yüksektir.

 

Öte yandan ülkenin doğusundaki Lumumbaşi’ye mallar doğu komşuları Tanzanya ve Zambiya üzerinden (Kasumbalesa Sınır Kapısı) getirilebilmektedir. Bu ülkelerin ulaştırma altyapısı, Zanzibar gibi Doğu Afrika’nın geleneksel limanlarına erişim sağlamakta veya ticari önemi giderek artan Dubai’den Afrika’ya satılan malların KDC’ye taşınmasına imkan vermektedir. Türkiye’den gelen kargolar deniz yoluyla (Akdeniz-Cebelitarık Boğazı-Atlas Okyanusu rotası izlendiğinde) 35-45 günde KDC’ye ulaşmaktadır.

 

 

 

İletişim

 

Ülkede kablolu telefon şebekeleri kullanılacak durumda değildir. Milli Posta ve Telekomünikasyon İdaresi iflas etme noktasındadır. Bu nedenle, mobil telefon şebekeleri artış göstermiştir. 2008 yılında cep telefonu abonesi 6.3 milyona ulaşmıştır. Sektörün gelişmesi önündeki en büyük engel, fiber optik ağının kurulamamış olmadır. Telefon ve internet uyduya bağımlı olup, bağlantı kalitesi kötü, internet hızı çok yavaştır. Güney Kore, ÇHC ve GAC’nin cep telefonu sektöründeki lider ülkelerdir. İnternet erişim hızı yavaş, düzensiz ve çok pahalıdır.

 

Mali Sektör

 

Toplam para arzının %70’inin ABD Doları olduğu ülkede parasal işlemlerin %3’ü bankalar üzerinden gerçekleşmektedir. Banka kredileri sınırlı, işlem masrafları yüksektir. Yaşanan iç savaş ve hiperenflasyon dönemlerinin etkisiyle halk bankacılık sektörüne güven duymamaktadır. Büyük bankalar batı sermayeli olup, Rawbank isimli bir KDC Bankası bulunmaktadır. KDC Merkez Bankası para arzını kontrol etmektedir. Ancak, hükümet bütçe açıklarını kapatmak için bazen karşılıksız para basımı uygulamasına gitmekte ve bunun sonucunda enflasyon artmaktadır. IMF’nin desteğiyle 2001 yılından itibaren  reformlar sonucunda, yeni bankalar kurulmuş, kredi düzeyi artmıştır. Bununla birlikte, sektörün sağlıklı bir yapıya kavuşmasının uzun zaman alacağı görülmektedir.

 

Turizm

 

Zengin bir doğa ve yaban yaşamına sahip KDC, özellikle milli parklarıyla ekoturizm alanında büyük potansiyele sahiptir. Bununla birlikte, güvenlik ortamının bozuk olması, milli parklardaki silahlı milis faaliyeti, altyapı yetersizliği ve yetişmiş personel eksiği nedeniyle turizm sektörü gelişmemiştir. Kongo Nehri üzerinde başlayan tekne turları dışında turizm faaliyeti bulunmamaktadır. Varlıklı Kongolular yurtdışında tatil yapmaktadır. 

 

 

III. MADENCİLİK MEVZUATI

 

 

KDC’de maden lisanslarının verilmesinden Maden Bakanlığı bünyesindeki Maden Kadastrosu Genel Müdürlüğü sorumludur. Maden İşletme Ruhsatları doğrudan Bakan tarafından imzalanmaktadır. Yatırımları Teşvik Ajansı gelir durumunu banka hesap özetiyle ispatlayan yatırımcılar için prosedürün kolaylaştırılması için araya girmektedir. Her durumda yerel bir avukatla çalışılması tavsiye edilmektedir.

 

Ø      Maden sektöründe yatırım yapılmasına ilişkin genel bilgiler için Kongo Yatırımları Teşvik Ajansının web sayfasına bakınız:

 

http://www.anapi.org/proc_mine.htm

 

Ø      Maden kanununun Fransızca tam metnine aşağıdaki linkten ulaşılabilmektedir.

 

www.anapi.org/cod_min-2.pdf

 

www.fec.cd/pdf/code_minier.pdf

 

Ø      Maden Kanununun İngilizce metnine aşağıdaki siteden ulaşılabilmektedir.

 

http://www.glin.gov/view.action?glinID=151167

 

Ø      Kongo İşadamları Federasyonu internet sayfasında Yatırım Kanunu da bulunmaktadır.

 

      http://www.fec.cd/pdf/code_investissement.pdf

 

Ø      Maden Bakanlığıyla imzalanan örnek işletme sözleşmesine Kongo Yatırımları Teşvik Ajansının web sayfasından ulaşılabilmektedir.

 

http://www.anapi.org/PDF/fiches_projets_mine.pdf

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 IV. YARARLI TEMAS NOKTALARI

 

Alexis MIKANDJI PENGE

Directeur de Cabinet du Ministre des Mines

République Démocratique du Congo

Tél : 00243 99 42 85 54

        00243 89 81 99 260

Email : alexis_mikandji2007 @yahoo.fr

alexis_mikandji@yahoo.fr

 

Mr. Ignace KITANGU

Entreprise : MINING COMPANY KATANGA

Tél. : 0997027954

E-mail : lukimining@hotmail.com

Commission Mines de FEC ( Kongo İşadamları Federasyonu)

 

Mr. Aslan PIHA

Entreprise : MARGAUX

Tél. : 0999983814, 0818144402

E-mail : aspi@micronet.cd

Commission Matières Précieuses de FEC

 

Mr. Rashid PATEL

Entreprise : ASEM

Tél. : 0999918670, 0898948114

E-mail : asem@jobantech.cd

Commission Transports de FEC

 

Ferdinand M.L. KAKUDJI  

Administrateur Directeur Général

Carrière Minière de Manono

Mines des Coltans, Cassitérites et de l’Or

Tél Bureau 00243 81 26 45 743

Tél Mobile 00243 99 99 13 689

Email : kakudjifreddy@yahoo.fr

 

Erdogan ÖZDEMİR

MİEL INTERNATIONAL SPRL
NR.11236
53 Avenue Pepiniere C/Likasi - Katanga

[mielrdc@hotmail.com]



[1] IMF, Democratic Republic of the Congo: Selected Issues and Statistical Appendix.

[2] Kolombo-Tantalit: Bu madde özellikle cep telefonu ve audio-visuel aletlerin üretiminde ihtiyaç duyulan bir bileşiktir.

[3] Dünyanın başlıca elmas üreticilerinden birisi olan KDC, 2003 yılında elmas ticaretine ilişkin Kimberley Sürecine katılmıştır. "Kimberley Süreci", elmas ticaretinin özellikle Afrika'daki çatışma, savaşlar ve insan hakları ihlallerinin kökenindeki isyancı oluşumların başlıca finansman kaynaklarından birisi olmaktan çıkarılmasını teminen, taraf ülkelerce yapılan yasal elmas ticaretinde bir sertifika sunulmasını ve istenmesini gerektirmektedir. Ülkemizin de dahilolduğu taraf ülkeler, dünya elmas ticaretinin neredeyse tamamını temsil etmektedirler. KDC, kendi değerlendirme ve sertifikasyon merkezini kurmuştur. KDC'nin anılan sürece üye olmasından bu yana yasal elmas ticareti artmış olmakla birlikte, kayıtdışı ticaretin de devam ettiği bilinmektedir.

İlgili Dosyalar :

- rjleq1ihgnnvxt55d2wgxf55KDC Maden Sektörü